Meryem Yazıcıoğlu – Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Dergisi

Meryem Yazıcıoğlu – Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Dergisi

Hazırlanış Tarihi: 21 Aralık 2022

Yayın Tarihi: Ocak 2023 sayısı

 

  1. Sizi tanıyabilir miyiz?

 

İzmir’de doğdum büyüdüm, ortaokulu ve liseyi parasız yatılı olarak bitirdikten sona Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldum. 2 yıl kadar Cumhuriyet Gazetesi İzmir bürosunda muhabir olarak çalıştım. Ardından 4 yıl Maliye Bakanlığı, 20 yıl İzmir Ticaret Borsası ve 2 yıl da İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nde basın danışmanlığı ve kurumsal iletişim alanlarında görev yaptım. 2001 yılında evlendim ve 2010 yılında anne oldum.

 

  1. KEDİ’nin hikayesi nasıl başladı?

 

Aslında tabi otizm hayatımızı girince başladı diyebiliriz. Otizm ile oğlum 13 aylıkken, otizm şüphesi ile özel eğitim almaya başladığında tanıştım. 2 ay psikaytrist muayenesinde bir psikologdan eğitim aldıktan sonra İzmir’de bilinen köklü bir özel eğitim merkezine devam etmeye başladı. O gün bugündür süreç devam ediyor. Genel geçer özel eğitim derslerinin yanısıra, 3 yaşındayken 1 yıl duyu bütünleme, ardından pandemiye kadar da  hareket, koordinasyon amaçlı özel spor dersi aldı. İlkokul boyunca piyano dersi aldı, şimdi 7.sınıfta, öğrenci sayısı fazla olmayan özel bir koleje devam ediyor. Oğlum küçük yaşlardayken sivil toplum örgütlerinin çalışmalarına etkin katılmam mümkün olmamıştı, o yıllarda daha çok çocuğumun gelişimi ile ilgilenmek en önemli işimdi. Pandemiden 2 ay önce emekli oldum, oğlum da tam gün okuluna gidiyor. Dolayısıyla sivil toplum hareketine katkı koyabilmek için zamanım oluştu.

 

  1. Böyle bir dernek açma ihtiyacını neden hissettiniz?

9 Eylül Gazetesi’ne gönüllü olarak hazırladığım Engelli Hakları Sayfası sayesinde alanda çalışan bir çok sivili toplum örgütünün çalışmalarını yakından izleme fırsatı buldum. Aktivistlik yapıyor ve bu çerçevede de bazı kuruluşlara projeler de sunuyordum. Ancak sivil toplum örgütü olarak daha güçlü ses çıkarılabileceğini fark ettim. Bu düşünceleri otistik çocuğu olan ve uzun zamandır tanıdığım arkadaşlarıma açtım ve çok hızlı bir şekilde organize olup, elbirliğiyle derneğimizi kurduk.    İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü’nden onaylanmış tüzüğümüzü 16 Kasım’da teslim aldık, 6 ay süremiz olmasına rağmen ilk genel kurulumuzu da 16 Aralık’ta gerçekleştirerek dernek organlarının oluşturduk. Tüzel kişiliğimizi de kazanmış olduk.

 

 

  1. KEDİ’nin açılımını sizden dinleyebilir miyiz? Neden bu kelimeler üzerinden ortaya çıkan bir isim? KEDİ” ile neyi vurgulamak istediniz?

 

KEDİ Otizm Derneği adını duyanlar, önce KEDİ’yi gerçek kedi sanıyor. Kendilerine açıklıyoruz. K harfi kabulu, E harfi eşitliği, D harfi dahil edilmeyi, İ harfi istihdamı temsil ediyor. Bu isim ve ardından gelen soru ile yaptığımız açıklama, hem dernek isminin akılda kalmasını, hem de hedeflerimizi bir çırpıda sayabilmemezi dolayısıyla daha çok insana ulaşmamıza katkı sağlıyor. Otistikler için çok önemli bu saydığımız kavramlar. Otistikler içinde bulundukları toplum yapılarında kabul edilmek istiyor, oldukları gibi, değiştirilmeden. İnsanca yaşamaları için eğitim, sağlık gibi hizmet ve haklardan eşit bireyler olarak yararlanmaları gerekiyor. Sadece otistik oldukları için ayrımcılığa uğramadan her oluşuma, hizmete dahil edilmek istiyorlar. Örneğin ebeveynler sigorta şirketlerine çocukları için tamamlayıcı sağlık sigortası yaptırmak istediklerinde reddediliyorlar.  İstihdam ise en büyük sorunumuz. Çocuklar büyüyor ve yetişkin oluyor. Üniversite bitiren otisitikler dahil olmak üzere, otistik bir gencin bir işe yerleşmesi çok zor. İstihdama yönelik eğitim verilmesi ve istihdam alanları yaratılması gerekiyor. Ailelerinden bağımsız bireyler olarak yaşamlarını sürdürebilmeleri için bu şart.

 

 

  1. Einstein, Bill Gates, Steve Jobs, Michelangelo, Newton, Mozart… Görülmeye gören, keşfedilmeyeni ortaya seren, zihinlerinin sınırsızlığı ile tüm dünyanın yaşam biçimini şekillendiren otizmli isimlerden yalnızca birkaçı… Bu noktada otizm nedir? Bir hastalık mı, ömrün sonuna kadar bireyle birlikte yol alacak kalıtsal bir rahatsızlık mı, evrildiğinde bu isimler gibi dünyayı bambaşka noktaya taşıyabilecek bir lütuf mu?

 

Toplumda otizme dair çok yanlış kanılar var. Otizm, nöro-gelişimsel bir farklılık. Yaşam boyu sürer, doğuştandır, sonradan var olmaz. Otistiklerin her biri, tıpkı tipik gelişim gösterenler gibi farklı zeka düzeyine sahip. Yaygın kanıların aksine, hepsi üstün zekalı  değil ya da hepsinde mental retardasyon yok. Zeka, eşlik eden hastalıklar, duyusal işleme farklılıkları gibi nedenlerle, tek tip bir otistik portresi de yok.  Dış görünüşleri de biribirinden farklı, bu noktada Down Sendromlu çocuklarımızla çok karıştırılıyorlar, basında çıkan otizm haberlerinde down sendromlu çocuk fotoğrafı kullanıldığına çok rastlıyoruz. Karmaşık bir nöro-gelişimsel farklılık olan otizmin beynin yapısını ya da işleyişini etkileyen bazı sinir sistemi sorunlarından kaynaklandığı düşünülüyor.  Otistiklerin hepsi birbirinden farklı ama otizmin temel özellikleri olan sosyal etkileşim ve iletişimde zorluklar ile sınırlı ilgileri ve yinelenen davranışlarıyla tek bir noktada birleşiyorlar.

 

  1. Biraz önce konuştuğumuz dünyaya yön veren isimlerin şansı aile mi, ülke mi, bakış açısı zenginliği mi? Otizmli bir birey aile, ülke, birlikte yaşadığı zihinler nasıl etkiler? Tam bir başarıyı da tam bir hüsranı da bu üç ayak tetikler mi? Nasıl tetikler?

Bu sorunuza tek bir cümle ile cevaplamak istiyorum. Ülkemizin tanıdan itibaren başlayarak otistiklerin yaşam boyu süreciyle ilgili uygun eğitim ve desteklemelerin sağlanacağı bir politikaya ihtiyacı var. Bu konuda oldukça yetersiziz. Otistiklerin bahsettiğimiz bu ihtiyaçları ailelerinin sırtına yüklenmiş durumda.

 

  1. Türkiyede otizme yaklaşım ve sorunlarına duyarlılık şeklini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Otistikler ve aileleri her şeyden önce büyük bir ayrımcılıkla boğuşuyor. Topyekün bir bilinçlendirme çalışmasına ihtiyaç var. Toplumun bütün birey ve unsurlarının bilinçlendirilmesinde karar vericilere çok büyük işler düşüyor.

 

  1. Derneğinizin hedefi ne? KEDİ ile bu konuda hangi engeller aşılacak?

 

Otistik çocuk ve bireylerin insanca bir yaşam sürmeleri ve eşit haklara kavuşmaları için önlerindeki engelleri aşmayı hedefliyoruz. Bunun için de nereye gitmemiz gerekirse gideceğiz, kime ne söylememiz gerekiyorsa söyleyeceğiz.

Kedi Otizm
Kedi Otizm

Related Post

Yorum Yapın